Validebağ davasında bilirkişi: Millet bahçesi yapılırsa ekolojik zenginlik kaybolur – Diken


Diken
Yaramazlara biraz batar!

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunan Validebağ Korusu’na Üsküdar Belediyesi’nin yapmak istediği millet bahçesi projesiyle ilgili bilirkişi raporu hazırlandı. Rapora göre millet bahçesi yapılırsa korunun ekolojik zenginliği kaybolacak.
Validebağ Korusu’nu millet bahçesine çevirmek amacıyla Nisan 2021’de hazırlanan imar planlarının iptal edilmesi istemiyle Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve Validebağ sakinleri ve gönüllüleri dava açmıştı. İstanbul 6’ncı İdare Mahkemesi’nde süren dava kapsamında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Şehir ve Bölge Planlama Bölümü ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nden üç akademisyen bir bilirkişi raporu hazırladı. Raporda, korunun doğal yapısının bozulmaması, insan faaliyetlerinden etkilenmemesi, doğal ve ekolojik süreçlerin devamlılığının sağlanması için zorunlu haller dışında koruda herhangi bir yapılaşmanın olmaması gerektiği belirtildi. Bilirkişilere göre, Validebağ Korusu’nun olduğu gibi korunması bir zorunluluk.
Rapora göre, koruda doğal ve egzotik türlerden oluşan 3 bin 419 ağaç ve ağaççık var. İki erguvan, iki fıstık çamı, dört sakız, bir meşe olmak üzere 13 ağaç da anıtsal ağaç vasfı taşıyor. Koruda 89’u odunsu olmak üzere 125 tür bitki belirlenirken, 2004-2014 envanterine göre 119 kuş türü tespit edilmiş.
İstanbul 6’ncı İdare Mahkemesi’nin ara kararıyla dosyaya giren bilirkişi raporundan öne çıkan tespitler şöyle:
*İmar planı raporlarındaki analitik etüt ve sentez aşaması ile plan kararları arasında bir irtibat kurulamamış. Bu yönüyle dava konusu imar planlarının yeterli analitik değerlendirme sürecinden geçmediği, plan kararlarının analiz ve sentez çalışmalarına dayanan gerekçelerin oluşturulmadığı değerlendirilmektedir.
*Ekolojik bir kaynak olan koru, millet bahçesi projesi adı altında ekolojik nitelikleri zarara uğratılarak herhangi bir park statüsüne indirgenmektedir ki bu koru alanı aynı zamanda nitelikli doğal koruma alanıdır. Millet Bahçesi Peyzaj Projesi’nin uygulanması durumunda Validebağ Korusu ‘orman’, ‘doğal nitelikli yeşil alan’ ve ‘koruma alanı’ vasıflarını diğer bir ifadeyle ‘ekolojik zenginliğini-değerini kaybederek’ bir millet bahçesi-park kategorisine indirgenecek.
*Korunun doğal dokusu içerisinde yer alan ince patikaların, toprak yolların kimliğinin değiştirilerek bir park mantığında malzeme ile kaplanıp genişletilerek bir de bisiklet kullanımına açılması, korunun her yerine insan erişiminin ve aktif rekreasyonun getirilmesi anlamına gelmektedir. Koru içerisinde önerilen en geniş granit plak taşlı yollardan en dar dişli kum malzemeli yollara kadar bisiklet yollarının geçirilmesi, devasa uzunlukta bir bisiklet ağı yaratmaktır. Koru kavramının özüne, ekosistem bütünlüğüne aykırı olmakla birlikte kullanıcı güvenliği açısından da sakıncalı bir durumdur. Koru statüsünde olmayan bir park projesi için bile olsa böylesi bir bisiklet hattı tasarımının doğru olmayacağı açıktır.
*Dijital çizim dosyası üzerinden yapılan incelemelerde, yeni önerilen fitness alanları ile genişletilen yolların sert yüzeylerin bir kısmının ağaç sembolleri üzerinde olduğu görülmektedir. Bu bir nitelikli doğal koruma alanı ya da koru için kabul edilebilecek bir durum değildir. Doğrudan üzerinde olmadığı, kenarından geçtiği ağaçlar açısından konuyu ele aldığımızda da yolların yeniden inşası sürecinde ağaçların köklerine hasar verilecek, toprak-su dengesi bozulacaktır.
*Proje önerisinde yer alan önemli bir yapısal eleman da amfi tiyatro. Mevcut futbol sahasının yanına beton altyapıya sahip üç kademeli bir amfi yapılmasının gerekçelerine proje raporunda yer verilmemiştir. Dava dosyasındaki amfi kesiti incelendiğinde, altyapı kurgusunda demirli beton ve betonarme perde temeli olduğu görülmektedir. Bu tip yapısal bir öğenin kaplayacağı alan ve zemine yapacağı yükün yanı sıra kullanıcı miktarında artışa sebebiyet verecek olması nedeniyle amfinin yapılması uygun değildir.
*Millet Bahçesi Peyzaj Projesi raporunda 3-4 metre yükseklikteki aydınlatma elemanlarının 15 metre aralıklarla konumlandırılmış olduğu belirtilmektedir. Koru içerisindeki yayılım dizgisi incelendiğinde, aydınlatma sisteminin kitlesel olduğunu söylemek gerekir. Aydınlatma birimlerinin beton temel ölçütlerinin 60x60x60 cm olduğu ve koru genelinde aydınlatma direkleri ve ilintili elektrik altyapı sistemi tesisi için büyük ölçekli kazıların gerçekleştirilmesi gerekir. Validebağ Korusu’nun ‘korunur olma durumu’ ile bu aydınlatma sistemi önerisi tam bir zıtlık içerisindedir.
*Aydınlatma sisteminin fauna ve flora üzerindeki olumsuz etkileri olacağının yanı sıra inşaatında korudaki hassas ekolojik dengelere zarar vereceği dikkate alınmalıdır. Yolların yeniden yapılanması, yol hatları boyunca önerilmiş olan aydınlatma altyapısının tesisi, bisiklet hatlarının geçirilmesi derken Validebağ Korusu’nun yollar ile parçalanmış ekosistemlere sahip olacağı ve yıkıma ilerleyeceği görülebilmektedir.
1999’da ‘doğal sit alanı’ olarak tescillenen İstanbul Üsküdar’da bulunan Validebağ Korusu’na Üsküdar Belediyesi tarafından müdahale edilmeye başlandı. O yıl iki yıllığına İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen korunun çevresinde birçok cami olmasına karşın girişlerinden birine daha cami yapıldı. Polisin sert müdahalelerde bulunduğu o günlerde caminin bir cemaatinin olmadığı da dile getiriliyordu. Buna karşın koru, gönüllülerin direnişi sayesinde korunmuştu.
Koru için 2018’de ‘millet mahçesi projesi’ hazırlandı ama bu da hayata geçmedi. Üsküdar Belediyesi Meclisi Mart 2020’de, yani salgının başında ‘olağanüstü’ gündemle toplandı ve mülkiyeti Hazine’ye ait olan korunun 261 bin metrekarelik bölümünü bakım ve onarım gerekçesiyle Üsküdar Belediyesi’ne tahsis etti.
Bu gelişmeden yaklaşık bir yıl sonra Nisan 2021’de Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Üsküdar’ı ziyaretinin ardından sosyal medya hesabından Validebağ Korusu’nda Üsküdar Belediyesi’yle ‘düzenleme ve rehabilitasyon projesi’ni hayata geçireceklerini duyurdu.
Eylül 2021’e gelindiğinde Üsküdar Belediyesi iş makineleri ve polis eşliğinde koruya baskın yaptı. Belediye çalışanlarının, koruya moloz ve kum döktüğünü haber alan yurttaşlar söz konusu işleme itiraz ederek iş makinelerini engellemeye çalışmış ancak belediye görevlileri ve kolluk kuvvetleri yurttaşlara karşı zor kullanmıştı. Çevre sakinlerinin ve koru gönüllülerinin parkı koruması karşısında belediyesi çalışanları parktan geri çekilmişti.
Parka yapılmak istenen millet bahçesi projesi ile ilgili aynı mahkeme geçen yürütmeyi durdurma kararı vermiş, İstanbul 11’nci İdare Mahkemesi de projenin ihalesini iptal etmişti.
Filed Under: vitrin, Vitrin-mobil
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Gençlerin geleceği bizim en önemli … Devamı…
Yunanistan’ın başkenti Atina’da cinayet suçlamasıyla göz altına alınan ve … Devamı…
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, ‘cumhurbaşkanı adayının … Devamı…
Alevi örgütleri bir açıklamayla, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Hacı … Devamı…
Fransa’da yılbaşından bu yana kadar yangınlar nedeniyle en az 57 bin 600 … Devamı…
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, cari açığın bu yılın ilk yarısında … Devamı…
Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde, bir yakınının saldırısına uğrayan Yarbaşı … Devamı…
Tekel Bayileri Platformu (TBP) Başkanı Özgür Aybaş, Pernord Ricard grubu … Devamı…
CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay, Yüksek Seçim Kurulu’ndaki hatalı … Devamı…
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mekdad’la konuştuğunu söyleyen Dışişleri … Devamı…







“Genç gazeteci arkadaşlarıma! Bu meslek yorucu bir meslektir. Ama, insan büyük bir zevkle çalışır. Kalemine daima efendi kal, uşak olmamaya gayret et. Mecbur kalırsan kır, sakın satma.” Sedat Simavi

source


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.