Peyzaj teknikerinden, ‘ithal bürokrat’ hakkında suç duyurusu – Gazete Duvar


DİYARBAKIR – Peyzaj teknikeri olarak üniversiteden mezun olan Nihal Yanık, 2012 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde işe başladı. Ancak belediyelere kayyımların atandığı ve birçok insan ihraç edildiği ya da açığa alındığı dönem gelip çattı. Diyarbakır’daki belediyelerden binlerce insan, kayda değer hiçbir gerekçe gösterilmeden ihraç edildi.
Nihal Yanık da 2018’de açığa alındı. İşine geri dönebilmesi için 2019 yerel seçimlerinin gerçekleşmesi gerekti. Seçimi HDP adayı Selçuk Mızraklı kazandı ve Yanık gibi açığa alınan 33 kişi tekrar işe alındı.
Ancak bilindiği gibi seçimden yaklaşık 3 ay sonra belediyeye tekrar kayyım atandı. Yanık, kayyımın ilk icraatını, “Belediyeye bir kez daha kayyım atandı. Kayyım sabah işe başladı ve öğleden sonra ilk işi, 33 kişiyle birlikte beni açığa almak oldu” sözleriyle dile getiriyor.
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) Şube Eş Bakanı Nihal Yanık, iki kez açığa alınmasına ve ihraç edilmesine rağmen işine geri dönebilmek için verdiği mücadeleden vazgeçmedi. Mahkeme süreci devam ederken sendikal faaliyetlerini sürdürdü.
İşsiz kaldığı süre içinde başka bir işte çalışamadı. Binlerce KHK’li gibi ailesinin ve sendikanın desteği ile ekonomik sorunların üstesinden gelmeye çalıştı.
Mahkeme sonuçlandı, Yanık işe geri döndü. Ancak bu kez karşısına Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları Daire Başkanı Ali Yücel çıktı.
Ali Yücel, Diyarbakırlıların “ithal bürokrat” diye nitelendirdiği ve hiç hazzetmediği daire başkanlarından biri. Diyarbakır’da kayyımla yönetilen birçok belediyede dışarıdan getirtilen müdürler, daire başkanları görevlendirilmiş durumda. “İthal bürokratlardan” rahatsızlık sık sık dile getirilse de uygulamadan vazgeçilmiyor.
Rizeli Ali Yücel de 2020’de Diyarbakır’a getirilerek İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığına atandı. İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı ile birlikte belediyenin Personel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan Ali Yücel’in, üç ayrı maaş aldığı daha önce ortaya çıkmıştı.
Yanık, Yücel için, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden getirildi. İstanbul’da gassal olarak çalışıyormuş. İstanbul’da ölüleri yıkıyordu, burada daire başkanı oldu” diyor.
Yanık, dışarıdan getirtilen müdürlerin belediye personeline yönelik tutumu hakkında, şunları anlattı: “Kayyım atanan belediyelerde, dışardan atanan daire başkanlarının antidemokratik uygulamaları muhalif tüm kesimleri hedef haline getiriyor. Belediye emekçileri hiçbir hukuki gerekçe olmadan açığa alınıyor, sözleşmeleri feshedilerek işten atılıyor. Belediye yöneticileri gasp ettikleri makam koltuklarında, hizmet için değil bölge halkını ve belediye emekçilerini aşağılayıcı bir tutumla, birçok yolsuzluk, taciz, yüz kızartıcı suçlarla kendilerini var ediyorlar.”
Geçtiğimiz günlerde Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesi kayyımı ve yöneticileri tarafından mobbinge maruz bırakılan TÜM BEL-SEN üyesi kadınlar için belediye önünde açıklama yaptı. “Emekçilere yönelik uygulanan baskı ve sürgünleri derhal durdurun” pankartının açıldığı açıklamada, belediyede çalışan kadınların unvanları dışında sürekli farklı birimlere ya da ilçelere sürgün edildiğine dikkat çekildi. Başka birimde görevlendirilenlerden biri de Nihal Yanık’tı.
Mahkeme kararıyla işine dönen Yanık, Ali Yücel tarafından Arşiv Şube Birimi’nde görevlendirilmişti. Durumu konuşmak üzere Yücel’in odasına gittiğini söyleyen Yanık, yaşadıklarını şöyle dile getirdi: “Odasına gittim, Arşiv Şube Birimi’nin uzmanlık alanım olmadığını ve alanım olan teknik kadroda çalışmak istediğimi söyledim. Ancak Yücel, ‘Haddini bil’ diyerek ayağa kalktı. Üstüme yürüdü, ‘Çık bu odadan’ dedi. Aşağılayıcı, küçümseyici bir dil kullandı. Kapıyı açtı ve ‘Bir daha bu odaya gelme’ dedi. Ben de bir daha gelmeyeceğimi ancak hakkımı arayacağımı söyledim.”
Hiçbir kadın emekçiye karşı böyle bir tutumu asla kabul etmediğini belirten Yanık, bu konuyla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Yanık, “Cinsiyetçi ve tekçi politikalara karşı kadın dayanışmasından aldığımız güçle haklarımızı savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Belediye yöneticileri gasp ettikleri makam koltuklarında, hizmet için değil bölge halkını ve belediye emekçilerini aşağılayıcı bir tutumla, birçok yolsuzluk, taciz, yüz kızartıcı suçlarla kendilerini var ediyorlar” iddiasında bulunan Yanık, “Ali Yücel geçenlerde eğitim adı altında personeli toplamış, orada da Diyarbakırlıları dindar olmamakla suçlamış. İnsanlar işsiz kalmamak için seslerini çıkarmıyorlar. Ancak hem personeli hem de bütün bir şehrin halkını bu kadar aşağılamaya hiç kimsenin hakkı yok” dedi.
Kayyımların ve yönetici kadrosunun özellikle belediyelerde çalışan kadın personeller üzerinde sözlü taciz olmak üzere ciddi bir mobbing ve baskısının söz konusu olduğunu belirten Yanık, Ali Yücel’in bulunduğu makamı ve görevi kötüye kullandığına vurgu yaptı.
Yanık, “Ali Yücel’in usulsüz bir şekilde kadro verme, kişiye özel yükselme sınavları açmak, işe hizmet alımı olarak aldığı personelleri sözleşmeli kadrosuna alarak hukuka aykırı bir şekilde müdürlük verme, mühendislik kadroları açma ve yine Büyükşehir Belediyesi’ne ait resmi araçla memleketi olan Rize’ye yakınlarının taziyesine gitmekten çok iyi tanıyoruz. Kamu kurumlarının ve bu halka hizmet etmek için ayrılan bütçenin belediye yönetimi kadrosu tarafından kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullanmaları suçtur” ifadesini kullandı.
“Açığa alındınız, geri döndünüz, ihraç edildiniz, mahkeme kararıyla bir kez daha geri döndünüz ancak bu sefer esas işinize değil, sürgün diye tabir ettiğiniz bir işe verildiniz. Zorlu bir iş hayatınız olmuş” diyorum Yanık’a.
Yanık, gülerek, “Doğru” diyor ve “Ama bir tek ben değilim bu koşulları yaşayan. Özellikle kadın çalışanlara, düşünce olarak kendilerinden yana görmedikleri herkese bu koşulları yaşatıyorlar” diye ekliyor.
İhraç edilmesiyle ilgili mahkeme devam ediyor. Yerel mahkeme işe geri dönmesine hükmetmiş olsa da İstinaf Mahkemesi Yanık’ın gözaltına alındığını ve bunun yeniden değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine karar verdi.
Yanık, “Avukatım da şaşkın çünkü İstinaf Mahkemesi’nden 3 haftada, jet hızıyla karar çıktı. Şimdi yerel mahkemede dava yeniden görülecek. Yılmayacağız, biat etmeyeceğiz, mücadele etmeye devam edeceğiz. Şundan eminiz, bunlar gidecekler ve biz başımız dik geri döneceğiz kurumlarımıza” diyor.
1 Mayıs’a katılım çağrısında bulunan bildiri dağıtımından dönmüştü Nihal Yanık. 1 Mayıs kutlaması için hazırlıkların bu yıl erken başladığını belirten Yanık, bu yıl katılımın çok iyi olacağını düşündüklerini söyledi.
Yanık’ın 1 Mayıs’la ilgili mesajı ise şöyle oldu: “1 Mayıs’ta saat 10’da İstasyon Meydanı’nda olacağız. Demokrasi, özgürlük ve barış için bütün emekçi arkadaşlarımızı meydana bekliyoruz.”
Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın.
Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.
Gazete Duvar

source


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.